11 Haziran 2011 Cumartesi

Farkındalıklar

Yine yazmam gerektiği zamanlardan birini yaşıyorum.

Bazen çevredeki en güzel bahçeyi görmek için başkasının terasından bakmanız gerekebilir. O eve gidersiniz, ev sahibiyle küçük bir sohbet, belki de bir kahve -sütlü ve şekersiz. Sonra farkedersiniz ki, en güzel bahçe o evin değildir, kahve içtiğiniz ve sandalyede bacak bacak üstüne attığınız bahçe, en güzeli değildir. O an görmüşsünüzdür, bir başkasınınkinin daha güzel olduğunu.

Vakit kaybedilmeyen birşey. Evden ayrılır ve o güzel bahçeye doğru yollanırsınız. Arka fonda Beatles'dan Strawberry Fields Forever çalabilir, ya da çalmaz. Ben giderken çalıyordu.
Volume 8

Yüzümde bir gülümseme.
Kapı gözüktü.
Beyazdı.

Zile bastım.

Bu sefer kahveyi sütlü içmeyecektim.